|
Başarı için IQ yetmez
Önce IQ ile ölçüldü insan zekası. Sonra duygusal zeka (EQ) gündeme geldi. 'Başarının
anahtarı insanın duygusal zekasına bağlı' dendi. Şimdi ise yepyeni bir kavram ortaya atılıyor;
başarma zekası. Yale Üniversitesi psikologlarından Robert Sternberg, 'Başarma zekası' isimli kitabında,
iş ve özel hayatta başarılı olabilmek için neden sadece IQ ve EQ'nun yetmediğini anlatıyor.
IQ, kişinin beyin kapasitesini ve kavrama yeteneğini belirliyor ve testlerle ölçülebiliyor. Emotional
Intelligence diye anılan duygusal zeka ise kişinin kendisini tanıyarak çevresiyle iletişim kurma kapasitesini
belirliyor. Dr Daniel Goleman'ın 'Emotional Intelligence' isimli kitabıyla ortaya attığı duygusal
zekayı ölçebilecek testler bulunmuyor, ancak duygusal zeka kendini beş şekilde belli ediyor.
YILDIZLAR ORTA ZEKALI
Kendini tanımak; kendi duygularını ve bunun diğerleri üzerindeki
etkilerini anlamak.
Kendini kontrol etmek; istenmeyen olay ve ruh halinin üstesinden gelmek.
Motivasyon: İşe tutkuyla bağlanıp çalışmak.
Empati; Diğer insanların duygusal makyajlarını anlama kabiliyeti.
Sosyal yetenekler; iletişim ve ilişkiler kurma yeteneği.
Daniel Goleman, 'IQ ve teknik yetenekler hâlâ hangi meslekte başlangıç yapabileceğinizi belirliyor,
ancak işi ne kadar iyi yapabileceğinizi değil' diyor. Goleman'a göre kariyer dünyasında başarıyı
yakalamanın yolu 'duygusal zeka'dan geçiyor.
Ancak Amerikalı Robert Sternberg ise kitabında bir adım daha ileri giderek başarı
için 'başarma zekasını' ortaya atıyor. Amerikalı psikologa göre IQ ve EQ başarı için yeterli
değil. Gerçi araştırmalara göre IQ'su yüksek insanlar, yani zeki kişiler genelde hayatlarında daha
başarılı oluyor, iyi bir meslek seçip, rahat bir yaşantı sürüyorlar. Ancak mesleğinde yıldızlaşan
yöneticiler, genelde ortalama zekaya sahip kişiler arasından çıkıyor. Hamburglu iş danışmanı
Werner Sarges de bu konuda hemfikir. Sarges ,
'Öyle yöneticiler var ki, IQ'ları 100 civarında, yine de çok iyi iş çıkarıyorlar' diyor. Çünkü bu
yöneticiler yaratıcı çözümler bularak sorunların üstesinden gelmesini biliyorlar.
Robert Sternberg'e göre kariyer hayatında başarı sağlamanın üç temel şartı
var. IQ, yaratıcılık ve pratik zeka. Mesela başarma zekasına sahip kişiler, meseleyi tüm boyutlarıyla
ortaya koyarak, en önemli sorunun üstüne gitmeyi biliyorlar. Yanlış sorunlarla uğraşıp detaylarla
boğularak vakit kaybetmiyorlar. Sternberg teorisini ş öyle açıklıyor;
'Zeka testleri, beyinsel engelli çocukları davranış bozukluğu olan çocuklardan ayırt
etmek için geliştirildi. IQ kişinin gelecekteki başarısı konusunda fazla birşey söylemiyor.
Başarı zekası ise başarılı olmak için gerekli özellikleri kapsıyor. Hepimiz yüksek IQ'lu,
ama yaşamında fazla ileriye gidememiş insanlar tanırız. Testlerle ölçülebilen analitik zekayla birlikte
kişinin yaratıcı ve pratik zekaya da sahip olması gerekir. Bu yetenekleri geliştirmeyi ve dengelemeyi
beceren kişi, hayatta da yol alır.'
Yaratıcılığın genelde diğer kişiler tarafından iyi karşılanmadığını
belirten Sternberg, 'Bu nedenle insan fikirlerini, doğru zamanda diplomatik ve ölçülü bir şekilde ifade etmeli.
Bu da pratik zeka gerektirir. Birlikte yaşadığı, çalıştığı kişilerin nasıl
tepki verebileceğini önceden kestiren kişi hangi fikirlerin kabul görme şansı olduğunu bilir' diyor.
BAŞARMA ZEKASI
Yeni ortama ve değişimlere ayak uydurmanın en önemli yaratıcı ve pratik yeteneklerden
biri olduğuna işaret eden Sternberg, başarma zekasının kişilere öğretilebileceğini
kaydediyor. Başarma zekasını geliştirmek için çeşitli davranış formları olduğunu
ifade eden Sternberg, 'Mesela eleştirel olmak, risk üstlenmek, doğru zamanlarda ısrarcı olmak; bir problemi
çözmeye çalışırken, 'gerçekten
doğru problemle mi uğraşıyorum' diye sormak -bu, iş hayatı kadar özel yaşam açısından
da geçerli- Yönetici, politikacı ya da ebeveyn olarak öncelikleri iyi belirlemek; başarma zekasının gelişimi
okul eğitimiyle sona ermez, yaştan bağımsız olarak onu geliştirebiliriz' şeklinde konuşuyor.
Sternberg başarma zekasının iyi anlaşılabilmesi için de şu örneği veriyor;
İki seyyah, ormanda yürüyüşe çıkmış. Birden bire karşılarında kocaman bir ayı
belirmiş. Hayvan saldırdı saldıracak. Biri tabana kuvvet koşmaya başlamış. Diğeri
ise oturup koşu ayakkabılarını giymeye çalışıyormuş. Kaçan, ‘‘Şimdi
niye ayakkabılarla oyalanıyorsun?’’ diye sormuş beriki de cevap vermiş ‘‘Niye
mi? Benim senden daha hızlı olmam gerekiyor da ondan’’...
|